28. 11. 2007 um 13:37 Uhr
(Uygulama Server’ı) Client’lar sadece bir işlemin yapılması için server’dan istekde bulunurlar. Server işlemi yapar ve client’a işlemin sonucunu bildirir. Yazıcı ve dosya server’ı ise hiçbir işlem yapmaz sadece dosya ve printer’ların kullanıcılar tarafından erişimlerini düzenler.
28. 11. 2007 um 13:37 Uhr
Tüm birimler servis istediğinde bulunma hakkına sahiptir. Yani networkteki herhnagi bir bilgisayar farklı zaman dilimlerinde hem client hem de server olabilir. Bütün birimler yönetim mekanizması yönünden birbirine benzer. Yönetim ve data paylaşımı merkezi değildir . Kullanıcıların PC bilgisinin iyi olması gerekir. Çünkü her bilgisayar sadece kullanıcısı tarafından yönetilebilir. Genelde IPX/SPX veya NetBEUI protokolleri kullanılmaktadır. 2-10 kullanıcılı netwrokler için tavsiye edilir.
28. 11. 2007 um 13:36 Uhr
Günümüzde teknoloji çok büyük bir hızla ilerliyor. Özellikle PC donanım ve network cihazları 3-4 ayda yerini yeni bir teknolojiye bırakıyor. Başlangıç aşamasındaki arkadaşları bu gelişmelerdeki hız ürkütebilir. Çünkü biliyoruzki her çıkan teknolojiyi takip etmek ve öğrenmek zorundayız, aksi takdirde sektörde yaşama şansımızı kaybederiz. Öncelikle bilmemiz hatta başka bir deyişle ezberlememiz gereken bazı terimler vardır. İlerleyen aşamalarda konuyla ilgili yorum yapabilmek için bu terimleri inceleyelim.
28. 11. 2007 um 13:36 Uhr
UNIX tarihinde Digital ve AT&T firmaları vardır. 1973’te UNIX AT&T’nin BELL Labaratuarlarında C programlama diliyle yazılmıştır. Ancak Federal Commission bilgisayar ürünü satmayı yasakladığı için AT&T de ürününü okul ve kamu kuruluşlarına ücretsiz dağıttı ve böylece ilk ağ işletim sistemi kullanılmaya başlandı. Zaten internet oluşumuda bu networklerin birleşmesiyle başlamıştır. UNIX bir mainframe’dir.
OS/2:
OS/2 ilk olarak IBM ve Microsoft’un ortaklaşa çalıştığı bir proje idi. Microsoft ayrılınca IBM projeyi kendisi devam ettirdi. 4 MB RAM 20 MB sabit disk üzerinde çalışabilen ilk OS/2 sürümü IBM tarafından 1985 yılında piyasaya sürüldü. OS/2 NT den çok daha önce piyasa ile tanışmasına rağmen uzun yıllar ciddi bir başarı sağlayamamıştır; ta ki 1994 e kadar. 1994 te pazara sürülen ve Merlin olarak da tanınan yeni versiyon OS/2 WARP ile müthiş bir çıkış yapmıştır. OS/2 WARP ın Özellikleri· Nesneye yönelik 32-bitlik işletim sistemi.· Bonus pack lerle gelen yardımcı programlar.· Dos un FAT ine karşılık HPFS· Değişik platform desteği· Internete erişim · 20.000 kelimelik sözlük· Uzak erişim Bütün bu özellikleri taşıyan Merlin çok büyük bir atak yaptı ama piyasada yine problemler yaşadı. Bu problemlerin en büyüğüde kuruluım oldu.
28. 11. 2007 um 13:36 Uhr
Novell Netware günümüzde 40.000 LAN üzerinden yaklaşık 4.000.0000 kişiye hizmet vermektedir.. 1991 yılına kadar küçük bir ağa ihtiyacı olan işletmeler için Entry Level System Netware ürünü yeterli oldu. Sonra masa üstü PC ler için Personal Netware ve Peer-to-peer ağlar için Netware Lite çıktı. Personal Netware tamamen DOS ve Windows 3.1 için çıkmıştı. Bu yeni sistem hem onlara uyumlu, hem de onların yerine geçebilecek bir işletim sistemiydi. Advanced Netware ise daha büyük ağlar için tasarlanmış bir üründü. Fakat bu ürün de ancak 1000 kullanıcıya kadar destek verebiliyordu.Günümüzde ençok kullanılan sürümü Netware 4x dir. Sınırsız sayıda kullanıcı desteği vermektedir; ancak NT ve OS/2 sağladığı sistem bozulmalarına karşı koruma ve öncelikli çok görevliliği desteklememektedir. Bunun yanında aygıt sürücülerinin otomatik olarak yüklenebilmesi Netware in en büyük avatajıdır. NT nin Netware için devreye soktuğu geçiş servisleri:1) NT 3.1 e NWLink= IPX/SPX uyumlu bir aktarma katmanı 2) NT 3.5 e Gateway for Netware ve Migration Tool for Netware .3) NT 3.51 e File and Print Services for Netware
28. 11. 2007 um 13:36 Uhr
İşletim sistemlerine genel bir bakış yapalım. Onları incelerken dikkat ettiğimiz bir kaç kriter var, lütfen sizde o kriterlerin neler olduğunu bulmaya çalışın. DOS: 16-bit çalışır. Tüm x 86 tabanlı PC lerde kullanılır. Komut satırı etkileşimi kullanır. Bellek ve sabit diskte az yer kaplar, kurulumu ve kullanımı çok kolaydır. Düşük konfigurasyonlu PC lerde çalışabilmektedir. WINDOWS 3.1: 16-bit yapıda olup, DOS la beraber çalıştığı için tam bir işletim sistemi sayılmamıştır. Ama ilk olarak grafik arabirimi, multimedya ve çok görevlilik desteği vermesi kullanıcılara büyük avantajlar sağlamış buna bağlı olarak PC kullanımını önemli ölçüde arttırmıştır. Eğer Windows 3.1 çıkmasaydı insanlar komut satırlarına mahkum olduğu için PC’ler eminim günümüzdeki kadar yaygın kullanıma sahip olamayacaktı. WINDOWS 95: Windows 3.1 den sonra yepyeni bir kullanıcı ara yüzüyle geldi ve tam bir işletim sistemiydi. Dünyada 150 milyondan fazla satıldı. 32- bit mimari, gerçek çok görevlilik, plug and play, DOS’tan bağımsızlık önemli avantajlarından bir kaç tanesidir. Bill Gates 95 için şöyle demiştir: “Windows everywhere”. Ve gerçekten de bugün söylediği gibi oldu öyle değil mi. WINDOWS NT : Bu kısmı dikkatli okuyalım!! 1980’lerde IBM ve Microsoft, OS/2 işletim sistemini ortak bir çalışma ile yürütüyorlardı. Sonra Microsoft ayrıldı. 1988’de David N.Cutler yönetiminde NT çalışmalarına başlandı. 93’te ilk defa piyasa ile tanıştı. NT nin kısaca gelişimi şöyle olmuştur. WINNT 3.1 1993 YAZWINNT 3.5 1994 YAZWINNT 3.51 1995 HAZİRANWINNT 4.0 1996 YAZ
28. 11. 2007 um 13:35 Uhr
CISC İşlemciler: Intel x86 tabanlı işlemcilerdir. Çok sayıda ve uzun makina kodu içerirler.RISC İşlemciler: 80 li yıllarda geliştirilen işlemcilerdir. Makina komutları az sayıda ve kısa komutlardır. Bu nedenle daha iyi performans sağlamaktadırlar. RISC işlemciler CISC’lere göre çok daha hızlıdır. Ancak piyasaya daha sonra girdiği için eski işletim sistemlerin ile çalıştırıldığında performans kalitesi düşmektedir. İşlemciler NT’de çok büyük önem taşır. NT aslında intel işlemciler için yazılmış bir işletim sistemidir. Ancak RISC işlemcilerde de çalışabilmektedir. Ama bu işlemcilerde NT’yi verimli olarak kullanmak için dikkat etmek gerekiyor. Kısacası CISC ve RISC işlemciler arasında kurulumlarda da olmak üzere bir çok farklılıklar bulunmaktadır.
28. 11. 2007 um 13:35 Uhr
OPERATİNG SYSTEM (İşletim Sistemi): Donanımı kontrol eden ve uygulama programlarının yazılabileceği tabanı oluşturan sistem programlarıdır. İki Tür Etkileşim vardır: a) Komut Satırı (DOS) b) Grafiksel (Windows ) 1985’lerde ağ işletim sistemleri hızla gelişmeye başlamıştır. Peer-to-peer ağlarda bilgisayarlar kaynak paylaşabilir. Server-centric ağlarda özel bir bilgisayar ağa hizmet etmek için kullanılır. 1989 yılında ağ işletim sistemleri satan firmaların özel protocol’ler yerine açık protokolleri destekleme kararı alması sektörün hızlı bir büyüme trendine girmesine yolaçmıştır. Buna göre firmalar farklı işletim sistemleri arasında çok kolay geçişler yapabilecekti. Nitekim sonuç beklenildiği gibi oldu. Firmalar (özellikle büyük ve orta ölçekli olanlar) birden fazla işletim sistemini kendi networklerinde aynı anda kullanmaya başladılar. Bunun doğal bir sonucu olarak sistem yazılım firmaları arasında büyük rekabet ortamı oluştu. Kurstaki amacımız öncelikle Microsoft firmasının işletim sistemi olan Windows NT’yi çok iyi kavramak daha sonra enterprise diye tanımladığımız networklerde NT’nin neler başarabildiğini görmektir. Asıl konuya geçmeden önce işlemciler ve işletim sistemleri hakkında genel bilgileri hatırlayalım.
21. 11. 2007 um 00:10 Uhr
Veritabanı penceresindeki büyük X harfi görünümündeki simge, tablo, form, rapor gibi seçilmiş bir nesnenin silinmesini sağlar. Araçlar menüsünde, Seçenekler maddesini ve bu kutuda Düzen/Bul sekmesini tıklayarak ve buradaki Onayla bölümünde en azından “Belge silmeyi” maddesini işaretlemezseniz, silinen nesne, silinmiş olur. Bu yüzlerce kişinin aylarca süren emeği ile hazırlanmış ve her nedense yedeği bulunmayan bir tablo olabilir. Çoğu zaman kazayla silinen nesnelerin yer aldığı veri tabanlarının yedeği bulunmaz!
Bir onay kutusunda Evet düğmesini tıklamak, böyle bir kayıpla karşı karşıya kalmaktan daha az zahmetli olsa gerek! Access içinde sildiğiniz nesnenin geri gelmeyeceğini unutmayın!
////////////////////////////////////////
Veritabanı dendiği zaman aklımıza genellikle sadece tablolar gelir. Oysa veritabanı, en azından veriler arasında seçme yapmayı sağlayan sorgu (query) araçları da içermelidir. Yoksa veritabanının bir kelime işlemciyle oluşturacağınız listeden farkı olamaz. Access 2000 veritabanı dendiğinde bir çok nesneyi birden anlar. Bu nesneler, birarada, veritabanını oluşkurular. Bir veritabanında bulunabilecek nesneleri ilerde ele alacağız. Fakat şimdilik veritabanını tablolar demeti olarak düşünün. Access tablosu, sizin tayin ettiğiniz sayıda sütun ve yine sizin bilgi
Weiterlesen »
21. 11. 2007 um 00:09 Uhr
Araç Çubuğu: Access 2000’in 23 ayrı araç çubuğu vardır ve hepsini açtığınızda muhtemelen veri penceresi için yer kalmayacaktır! Ayrıca araç çubuklarındaki simgeleri değiştirebilirsiniz. Sözgelimi, varsayılan olarak açılan “Menü çubuğu” adlı araç çubuğunda yer alan bir simgeyi hiç kullanmadığınız için istemiyorsanız veya yeni bir komutu simge halinede çubuğa almak istiyorsanız, Araçlar menüsünden Özelleştir maddesini ve açılacak kutuda Araç Çubukları sekmesini seçin. Kutu açıkken, araç çubuğunda istediğimiz simgeyi Mouse işaretçisiyle tutarak, çubuk dışında bir yere bırakın. Araç çubuğuna eklemek istediğiniz komut varsa, Özelleştir kutusu açıkken, Komutlar sekmesini seçin; Komutlar bölümünden araç çubuğunda olmasını arzu ettiğiniz komutu Mouse işaretçisiyle tutarak, araç çubuğunda arzu ettiğiniz yere bırakın. Bu suretle eklediğiniz yeni simgenin resmini değiştirmek de elinizdedir. Henüz oluşturduğunuz simge seçili iken, Komutlar sekmesindeki Seçimi Değiştir düğmesini tıklayarak ve açılacak menüden arzu ettiğiniz simgeyi seçebilirsiniz:
<access003.tif>
Veritabanı Penceresi: Access’te açtığınız veritabanları, ana pencere içinde kendi pencerelerinde, kendi menüleri ve kendi komutları ile yer alırlar. Bu pencerenin ögelerini aşağıda ele alacağız.
Durum Çubuğu: Access, programın işlemesine, Veritabanının durumuna ve yapmak istediğiniz işlere ilişkin mesajlarını size penceresinin elt çerçevesindeki durum çubuğunda bildirir. Access’e bir şey yaptırmak istiyorsanız ve Access bu komutu yerine getirmek istemiyorsa, muhtemelen sebebini Durum Çubuğu’nda belirtiyor olabilir. Bu çubuktaki bilgilerden yararlanabilirsiniz.
Weiterlesen »